Erdal GÜRÇINAR Yönetici Yazar: Erdal GÜRÇINAR
Diğer Yazılar :(7)

Niçin Çocuklar İçin Değer?

Niçin Çocuklar İçin Değer?

Niçin Çocuklar İçin Değer?


Tarih :5.11.2018 Görüntülenme:721    Ekleyen : Erdal GÜRÇINAR

Niçin Çocuklar İçin Değer?

 

Bugün gelecek nesillerimizin geleceğinden endişe duymaktayız. Çünkü anne-babalar çocuklarından, öğretmenler öğrencilerinden memnun değil. Çocuklarımızı istediğimiz şekilde yetiştiremiyoruz.

Bizim değerlerimiz; tarihimizdir, inancımızdır, kültürümüzdür, insanlığımızdır, ruh kökümüzdür.

Bugün niçin bir Fatih Sultan Mehmet, Selahaddin Eyyubi, Ertuğrul Gazi, Osman Gazi, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman gibi liderler yetiştirip de yeryüzünde adaletle hükmedemiyoruz?

Bugün niçin bir Yunus Emre, Şeyh Edebali, Hacı Bektaş-ı Veli, Hacı Bayram-ı Veli, Mevlânâ gibi gönül erlerini yetiştiremiyoruz?

Eski insanların yiyecekleri giyecekleri yoktu ama insanlıkları vardı. Vicdanları vardı. Mal varlıkları yoktu ama gönülleri toktu.

Hedefimiz; çocuğumuz mühendis olsun, doktor olsun, iyi para kazansın olmamalı. Hedefimiz büyük olmalı. Hedefimiz; gemileri karadan yürüten, İstanbul’un Fatih’i, bir çağ açıp bir çağ kapatan, Fatihleri yetiştirmek olmalıdır. Hedefimiz; Avrupa’daki tıp fakültelerinde yüzyıllar önce yazdığı kitaplar ders olarak okutulan İbn-i Sinaları yetiştirmek olmalıdır. Hedefimiz; Yüzyıllarca insanlara hizmet edecek eserleri oluşturan sanat abidelerini inşa ederek, Anadolu ve Avrupa topraklarını nakış nakış işleyerek, cami, medrese, aşevi, hastane, kervansaraylar yaparak medeniyet götüren Sanatkâr Mimar Sinanları yetiştirmek olmalıdır. Yüzyıllar sonra bile kendinden söz ettiren bilim adamlarımız Fârâbileri, Ali Kuşçuları, Hazerfan Çelebileri, Cabirleri yetiştirmek olmalıdır.

Yetiştirdiğimiz çocuklar, bizim eserimizdir. Doktor olsun ama önce iyi bir insan olsun, mühendis olsun ama önce iyi bir insan olsun, öğretmen olsun ama önce iyi bir insan olsun.

Çocuklarımıza matematikte sayıları öğretirken helal olan 2 liranın, haram olan 3 liradan daha çok olduğunu da öğretelim. Öğrettiğimiz bilgileri insanların zararına değil faydasına kullanması gerektiğini de öğretelim.

Çocuklarımıza ana dilimizi düzgün kullanmayı öğretirken; dilimizle yalan söylememeyi, dedikodu yapmamayı, iftira atmamayı, gönül kırmamayı da öğretelim.

Vatan, millet, bayrak, namus elden gitmesin diye okudukları liselerden cepheye şehâdete koşan, silahın boyunda olan, on beş yaşındaki, adına hey onbeşli onbeşli türküler bestelenip okunan, cepheye gönderirken analarının vatana kurban olsun diye başına kına yaktığı kahraman kınalı kuzuların gerçek hikâyelerini anlatalım çocuklarımıza.

Çocuklarımıza uyduruk hikâyeler yerine, Çanakkale savaşında yaşanan gerçek hikâyeleri anlatalım. İstanbul’un fethini anlatalım.

400 çadırdan 3 kıtada kurulan imparatorluğun temelini atan, Ertuğrul Gazileri, Osman Gazileri anlatalım.

Şeyh Edebali:

Osman! Geçmişini iyi bil ki, geleceğe sağlam basasın.

Nereden geldiğini unutma ki, nereye gideceğini unutmayasın. Diyor.

İşte bizler de çocuklarımıza geçmişini iyi öğretelim ki geleceğe sağlam bassın. Nereden geldiğini bilsin ki nereye gideceğini unutmasın.

Dünyada biz bir avuç öğretmen ne yapabiliriz? Tek çiçekle bahar mı gelir? Diyorsanız.

Ben de diyorum ki doğru. Tek çiçekle bahar gelmez ama her bahar tek çiçekle başlar. Bizler ve sizler baharı başlatan çiçekler olmalıyız.

Şair Necip fazıl KISAKÜREK: “Tomurcuk derdinde olmayan ağaç odundur” diyor. Bizler de baharda tomurcuk verelim, filiz verelim. Baharda coşalım, çiçek açalım ve öyle bir ağaç olalım ki bir dalımız Asya’da, bir dalımız Avrupa’da, bir dalımız Afrika’da olsun. Sevgi ve barış dallarımız kuşatsın tüm dünyayı.

Fırtınalara yön veren kelebeklerin kanat çırpınışıdır. Bizler kelebek olup kanat çırpmaya hazırız. Biz kanat çırptıkça rüzgârın yönü değişecek ve rüzgâr iyi taraftan esmeye başlayacaktır. Kanat çırpışımızla oluşan rüzgâr; kötü, yanlış, çirkin, zararlı ne varsa hepsini süpürecek ve yok edecektir. İyi, doğru, güzel, faydalı ve adaletli ne varsa onları bize getirecektir.

Şeyh Edebali Osman Gazi’ye vasiyetinde: “Hayvan ölür semeri kalır; insan ölür eseri kalır.” Diyor. Bizler eser olarak iyi insan yetiştirmeliyiz.

Rahmetli Şair Mehmet Akif İNAN bir dizesinde şöyle diyor:

Kim demiş her şeyin bitişi ölüm

Destanlar yayılır mezarımızdan…

Yaşar Kemal: “İyi insanlar iyi atlara binip gittiler” diyordu. Şimdi biz de diyoruz ki o iyi insanları tekrar iyi atlara bindirip geri getirelim. İşte o iyi insanları tekrar bize getirecek olan iyi atlar bizim değerlerimizdir. Bu yüzden değerlerimize sahip çıkalım ve değerlerimizi çocuklarımıza öğretelim.

Çocuklarımızın elbiselerine dokunduk, elbise dolaplarını çeşit çeşit elbiselerle doldurduk. Midelerine dokunduk, midelerini çeşit çeşit gıdalarla doldurduk. Evlerimize okul binalarımıza dokunduk, fiziksel yönden güzelleştirdik. Ama bir şeyi eksik bıraktık. O da çocuğun kalbine dokunmayı unuttuk. Çocuklarımızın gönül tarlasını boş bırakınca orada dikenler ve otlar doldu. Biz değerlerimizle inşallah çocuklarımızın kalbine, gönlüne dokunacağız. Biz değerlerimizle çocuklarımızın kalbine sevgiyi, şefkati, merhameti, yerleştireceğiz. Biz değerlerimizle; her şeyi maddi çıkarlarına göre düşünen cüzdanlı nesil değil, vicdanlı bir nesil yetiştireceğiz.

Yeniden Büyük Türkiye’yi oluşturacak, tıpkı önceden olduğu gibi Türkiye’nin liderliğinde sevginin, saygının, hoşgörünün, barışın ve adaletin hüküm sürdüğü Yeni Bir Dünyayı kuracak yeni nesilleri yetiştirmek için çocuklarımıza değer verelim. Çocuklarımıza değerlerimizi öğretelim. Çocuklarımızı değerlendirelim.

 



,